masal

Yüzyıllardır aynı masalları dinlemekten usanan çocuklara ve anlatmaktan bıkan annelere yardım için masalcı çağırabilirsiniz.  Her biri bir simyacı gibi, melek gibi ellerinde ışıklı anahtar kelime torbalarıyla dolaşır çocukların odasında, yataklarının yanında. En çok anneler sevinir, masal anlatırken onlar da uykuya dalar çocuklarıyla. Masalcı kim mi? Belki ben belki siz, kim bilir?

Kırmızı başlıklı kızın suçu ne?

Kırmızı başlıklı kız masalında başta her şey normal ve güzeldir. Büyükanne ziyareti, onun için hazırlanan hediye sepeti, annenin tembihleri… Bunların hepsi eğitici, öğreticidir amaaa… Kurdun arsızlığını, kötülüğünü anlamak ve ders çıkarmak için büyükannemizi kurt yutmasa keşke. Sonra çoban gelip yardım eder, kurdun karnını keser büyükanneyi kurtarır. Hatta hızını alamaz, kurdun karnına taş doldurur ve diker. En baştaki masalsı hava yerini korku filmine bırakmadı mı? Kötülere böyle mi ceza verelim? Hayvanları nasıl sevelim?

Zalım kurt ile kırmızı başlıklı kız masalında aslında şu konular var. Annenin sözünü dinlemek, yabancılara güvenmemek, büyüklerimizi arayıp sormak, gönül almak gibi öğretici ögeler. Ama herkes kendi kültürü ile yorumlamalı evrensel değerleri de. O zaman masalcı geldi, hazırlayın anahtar kelimeleri. Sadece annelerin küçük çocukları için değil, büyüklerin de ihtiyacı var masal, hikaye içinde gerçekleri anlatmaya. Sihirli kelimelerle gerçek masallar, hikayeler anlatmaya dinlemeye ihtiyacımız var. Hele çocukların… Hazır mısınız? Kelimeler elimde başlıyorum masalıma.

Ah bir masalcı olsa da…

Masal anlatırken kötü ve iyi karakterleri kafamızda hemen etiketleriz, çünkü öyleleri vardır hayatımızda. Çocuklar hayal eder, kötü biriktirmemişlerdir henüz ve iyiyi de bizden daha iyi hayal ederler. İşte tam da bu nedenle, içine mesaj koyup bilincine notlar bırakılır masallarla. Acil masal kahramanı aranıyor, üstelik her anne bunları bilen bir masalcı olarak ciltler dolusu yazabilir, hem de tüm çocuklar için.

Begonvil Sokağı’nda çocuklar için masallar, hikayeler yazmak istiyorum. Çok uzun olmayan, sıkmayan, anahtar kelimeleri onlar için seçip, kullandığım keyifli içerikler yazmak istiyorum. Güzel şeyler çıkarsa ortaya, gönderin bana anahtar kelimelerinizi size de bir masal ya da hikaye yazayım diyeceğim. Hatta belki az da olsa bunun bir karşılığı olsun diyenler, çocuklar için yararı olacak yerlere küçük bağışlar yapar hepimiz adına. Ne güzel olur…  Madem kırmızı başlıklı kız masalını örnekleyerek başladım, ondan öykünerek bir kız çocuğu ile başlangıç yapayım. Çocuklar ve sevgi, en ayrılmaz ikili…

Elif’in Günlüğü

Elif okumayı öğrenir öğrenmez büyükannesi ona çok güzel bir defter hediye etti. Pembe, parlak, çiçek kabartmalarının olduğu, her sayfası farklı renk bir defter. Yazmayı da en kısa zamanda iyice öğrenirsin, bu senin günlüğün olsun, her gün yaz buna dedi büyükannesi. Elif çok mutlu olmuş, bir an önce yazmaya başlamak için sabırsızlanmış. Küçük hediyeler çoğu zaman büyük anlamlar taşır. Hele çocuklar için bir deniz kabuğu, minicik bir fincan ya da ilginç desenli bir top ömür boyu unutulmayan anıları saklayabilir içinde.

Bu günlük sayesinde Elif okumayı ve yazmayı arkadaşlarına göre daha hızlı öğrendi, kitap okumayı çok sevdi. Kelimelerle haşır neşir olduğu için, kendini kolaylıkla ifade eden, anlattığı merakla dinlenen bir kız oldu. Her gece yatmadan önce günlüğünü yazıyor, yatağına girince de yazdıklarını düşünüyordu. Sabahları da o gün yapacaklarını, hayallerini yazar, akşam da arkadaşına anlatır gibi günlüğüne not alıyordu.

Zamanla günlüğüne küçük resimler, o anki hislerini anlatan şekiller, fotoğraflar da eklemeye başladı. Küçücük bir çiçek de yer buldu sayfalar arasında, kalp şekline benzer bir yaprak da. Büyükannesinin aldığı ilk defter dolunca bu defa annesi kırmızı kaplı, yaldızlı bir defter aldı. Günlük notlarına, gezdikleri yerlerden ilginç bilgiler, anılar da eklendi zamanla. Arkadaşlarını, öğretmenlerini, aile fertlerini de yazmaya başladı. Hatta kedileri, büyükannesinin tavukları bile konu oldu günlüğüne.

Günlük öksüz kaldı ama…

Ortaokulu bitirdiği yıl Elif’in büyükannesi öldü. O gün, sevgili günlük öksüz kaldın biliyorum çünkü seni bana getiren büyükannem yok artık yazdı. İlk günlük defterinden o güne kadar büyükannesi ile ilgili yazdıklarını okudu bütün gece. Başka bir defter alıp hepsini yeni baştan yazdı. Ama bu defa hayalle gerçeği karıştırdı ve ilk romanının taslağına başlamış oldu. Uzun yıllar sonra Büyükannemin hatırası adlı romanı ile ödül alan başarılı bir yazar oldu. Her kitabında bana yazma tutkusunu aşılayan büyükanneme diyerek not düştü ilk sayfada.

Çocuklar çok güçlüdür, eline verileni şekillendirir, büyütür. Ama neye ihtiyacı var bilmek ve sonrasında desteği sürdürmek lazım. Elif’in günlüğü bir yazarın çekirdeği olmuş, çoğalmış ağaç olmuş, meyve vermiş. Sen çok yaşa büyükanne, torununun kitaplarında izin var, sen de çok yaşa Elif, hakkını verdin hayatı not aldığın günlüğünün.

 

Write a comment