Anadolu Kavağı Gezisi

Anadolu Kavağı Gezisi

Bazen yeşil ve mavi krizi tutar insanın, ama yanında biraz da sakinlik hatta yalnızlık da istersin. Tesislerle dolu, araba park edecek yer olmayan, uğultulu yeşillikler değildir aradığınız. Boğazını azıcık da olsa yakacak oksijen solumak, ağaçlara böyle hasret kalmış gibi bakmak, denizi de koklayıp içine çekmek istersin. Bana sık olur. Dedim haydi bu hafta sonu gidelim, kendimize gelelim biraz. İstanbul’da böyle yerler hala var çok şükür, fazlasını keşfetmek lazım. İstanbul’da yeşil duraklar listesine  Anadolu Kavağı gezisi ekleyip başlıyorum.

Anadolu Kavağı Gezisi

Kaç ton yeşil var, ne güzel.

Başka İstanbul Yok

Başka İstanbul var, belki de asıl İstanbul. Üsküdar sahilden başlayıp Anadolu Kavağı’na kadar yol boyu farklı, eski İstanbul kareleri görürsünüz. Hele ki Beykoz’da başlayan eski balıkçı köyleri gözlere şenliktir. Ama keşifçi de çok, özellikle hafta sonu kalabalık. Erken yola koyulmak, kahvaltıyı hedeflemek en iyisi. Çayı termosa, kahvaltılıkları da torbaya koyduk, simitler de yoldan sıcak sıcak. ( Tabi ki soğudu simitler, yahu içimi ısıttım yol boyu pencereyi açıp temiz hava soluya soluya. Keyif bu.) Anadolu Kavağı gezisi yapmak için ormanlık yollara, tepelere çıkmaya başlamadan önce Yalıköy’den geçeceksiniz. Oraya ayrı bir gün ayırıp, gezip yazacağım. Otobüsle gitmek en iyisi, meydanda in tabana kuvvet dolaş.

Bu kısacık video bir fikir vermiştir sanırım, edit büdütsüz bir kayıt. Telefonlar cepte dursun, paylaşımlar kısa olsun diye bir kamu spotu da yazayım şuraya. Ağacın dibinde ne tatlı bir üşümektir, sırtıma vuran güneşin ne tatlı ısıtmasıdır şeklinde biraz daha özendireyim. Masa sandalye taşıyıp gelenler çok, ben toprağa örtü serip oturmayı severim. Konforsuzluğun konforunu severim. Uzun uzun balıkçıları izledim. Tekne iş makinası gibi çalışıyor, bir de küçük sarı kılavuz tekne var, aslında iş biraz da onda bitiyor. Galatasaraylıyım ya sarı kırmızı renkleri hoşuma gitti. Balıkların gümüşi çırpınışını göremedim ama bu mekanik düzene o anı yakalamak boş beklentiydi belki de. İsterseniz ayaklarınızı suya sokup, az ötede yüzen insanları da yan gözle süzerek kahvaltı etmek kaç kırmızı kalp eder? Çok kırmızı kalp verdim.

Balıklar kavağa çıkınca…
Anadolu Kavağı gezisi

Bakalım kırmızı keseden ne çıkacak?

Anadolu Kavağı sahilde oltasını, semaverini alıp balık tutan o kadar çok ki. Deniz o kadar berrak, balıklar ara sıra kendini gösteriyor. Ne uğraşayım derseniz köy meydanı balıkçı dolu. Hepsi kendi dükkanına buyur ediyor, sokaklar dar ve park yeri sıkıntılı. Anadolu Kavağı gezi rotasında Poyrazköy ve Anadolu Feneri’ne gidebilirsiniz. Her gün 3 ayrı seferle şehir hatları vapuru yanaşıyor bu kıyılara. Boğazı geze geze gitmenizi de öneririm, üstelik dönüşte trafiğe takılma derdiniz de olmaz. Otobüsle Üsküdar’dan 15A ile de gelinir. Bunları araştırdım çünkü Boğaz trafiği dur kalk değil dur dura dönüşür hafta sonları. Poyrazköy’e ise Beykoz’dan dolmuş var, Anadolu Kavağı’ndan binip gidilir.  Balıklar kavağa çıkınca deyiminin buralarla alakası var mıdır? Vardır herhalde, balık bolsa yani kavaklara kadar gelmişse ucuzdur, herkese düşer dermiş eskiler. Ama balıklar kavağa çıkana kadaaar…

Anadolu Kavağı gezisi

Kırmızılı ev

Dizi çekilen eski İstanbul semtlerinden biri de Anadolu Kavağı. Konuları ve kurguları pek olmayan pek çok diziyi izlenir kılan sanırım İstanbul cazibesi. Sonrasında sokakları, mekanları da artistik bir hal alıyor buraların. Bu fotoğrafı arşivden ekledim, yeşil mavi özledim diye evden çıkıp, çarşı pazar moduna karışmak hiç olacak iş değil. Depoladığım sakinlik, huzuru iktisatlı kullanmam lazım. Ama renkli sokakları var Anadolu Kavağı’nın, işte bu kırmızılı ev gibi.

Yoros Kalesi ve Cenevizli gelinler

Yoros kalesi

Gelin Cenevizli, yoksa niye çıksın te buraya?

Fotoğrafa konuşma balonu yapıyorum… Damat; Tutturdun kalede fotoğraf çekilelim diye, al kaymayan bir tarafımız kalmadı. Gelin; Ben ne bileyim kaleye çıkmanın bu kadar zor olacağını. Damat; Kale burası kale. Anadolu Feneri’ne gidelim diye de tutturma valla… Damat demediyse bile ben dedim içimden. Burası meşhur  Cenevizliler’den kalma Yoros Kalesi. Çevre düzenlemesi pek yok, çıkanın pişman olduğu, yuvarlana yuvarlana insek ne olur ki dediği bir yer maalesef ama manzara çok iyi. Yol üstü çok güzel manzaralı kafeler var, bir yorgunluk kahvesi içilir.

Yuşa Tepesi
Yuşa Tepesi

Yuşa Tepesi, sana bir tepeden baktım aziz istanbul yeri.

Yuşa Tepesi Boğaz’ın en huzurlu yerlerinden. Çamlıca Tepesi’nden daha da yüksek rakımlı, çok güzel bir Boğaz manzarası var. Günbatımı ya da gündoğumunda özel konuşlanıp güzel kareler çıkar o manzaradan. Fotoğraf, cami ve türbenin de bulunduğu alanın giriş kısmı. Dışarıda ise küçük bir çarşı var, yeme, içme, hediye ne ararsanız. Caminin önündeki seyir terası insanı dinlendiriyor, rivayet edilir ki İstanbul’un dört manevi bekçisi vardır. Üsküdar’da Aziz Mahmut Hüdai, Beşiktaş’ta  Yahya Efendi, Sarıyer’de Telli Baba ve Beykoz’da Yuşa Aleyhüsselam. Anadolu Kavağı’na kadar gelip buraya uğramamak olmaz. Kim bilir, belki bir sevgili kulun duasına dahil olmuşuzdur.

Begonvil Sokağı kategorilerinde İstanbul başlığı açtım. Bu şehri benim gibi görmek isteyenlere keyifli notlar derleyip, elimden geldiğince fotoğraflamak istiyorum. Mekan yazıları, aynı zamanda İstanbul’a özgü yaşam ve kültüre dair her şeyi de. Sayfama yolu düşenlerin işine yarayacak bir İstanbul rehberi oluşursa ne iyi.

Anadolu Kavağı Gezisi bitti, güzel bir video buldum koyuyorum buraya… yakında İstanbul’da çok bildik yerlerden notlar ve fotoğraflar da eklemek istiyorum. Sonuçta keşfedilmeyen hiç bir şey yok, maksat muhabbet…

6 yorum
  • Cevapla Bülent efe

    17 Ekim 2019, 03:33

    Yazılarınızı ilgiyle izliyorum. Alternatif bir kültür sitesi açtım. Benim için tavsiyelerde bulunur musunuz?
    Saygılar,
    Alternatif Kültür

    • Cevapla begonvilsokagi.com

      17 Ekim 2019, 09:23

      Teşekkür ederim. Tavsiye verecek bir birikimim yok ama görüşlerimi seve seve paylaşırım.

      Sitenizi inceledim, teknik bilgim çok yoktur ancak hem okur hem google ilgisini çekmek adına hızlı ve ciddi bir revizyon yaparsanız iyi olur. Menüler aktif değil. Sayfa açılır açılmaz çıkan görsel kalitesi düzeltilmeli. Burası neresi sorusuna cevap olacak bir header çalışması öncelikli olmalı. Aslında hangi platform olursa olsun işi kolaylaştıran temalar çok.
      Dilerseniz profesyonel yardım alın ya da kendiniz uğraşıp yapın. Ama görsel ve minimum teknik altyapıyı halletmek lazım.

      Egemen kültüre alternatif başlığı ilk anda marjinal bir söylem gibi gelse de, dejenere olup bozulmuş öz kültürümüzü koruma refleksi bile sayılabilir.Umarım hedef kitlenize ve google okurlarına faydaya dönüşecek güzel içerikler üretirsiniz.

      Kolaylıklar dilerim.

  • Cevapla MUSTAFA

    26 Ekim 2019, 09:57

    Yazılarınız çok güzel , özenle takip ediyoruz. Gaziantep Baklava satışı için E-ticaret sitesi açtım görüş ve önerilerinizi benimle paylaşırmısınız ? Değerlendirmeniz benim için önemli, şimdiden teşekkür ederim

    • Cevapla begonvilsokagi.com

      26 Ekim 2019, 19:12

      Güzel görüşleriniz için çok teşekkür ederim. Baklava vazgeçemediğimiz sevdamız diyorum öncelikle. Genelinde Türk mutfağı ve yerel olarak da Gaziantep mutfağının demirbaş tatlısı. Siteniz hayırlı olsun, fikirlerimi derleyip mail olarak göndereceğim size. Baklava hakkı verilerek yapıldığında gerçek lezzetini buluyor. Ne kadar şekerli gıdalar zararlı, bir dilim baklava kaç kalori biliyor musun dese de bir yanımız, öbür yanımız tereyağının kokusu, rengini veren fıstığın tadı, çıtırtısı derken bir dilimden bir şey olmaz moduna giriyoruz. İstanbul’da Diyar Burma iyi baklavacıdır, zeytinyağlı baklavası da çok güzeldir mesela. Ben baklavacı olsam bakır sinilerde teyzelerin elinden çıkmış ev baklavası mutlaka bulundururum. Gaziantep görmeyi çok istediğim bir şehir, sadece baklava ve diğer tatlılarından ziyade geniş ve zengin bir mutfak kültürüne sahip. Ürün çeşitliliği açısından da çok şanslısınız.

      Web siteniz ile ilgili notlarımı da gönderiyorum.

      İyi çalışmalar ve başarılar diliyorum.

  • Cevapla Neyapmaklazim

    12 Kasım 2019, 17:58

    Ne zaman gitsem dönmek istemiyorum burdan, o kadar çok seviyorum ki anlatamam ☺️

Write a comment