Merhaba

 Merhaba... Begonvil Egeli bir çiçek ama İstanbul’u da çok seviyor besbelli. Boğaz’ın kıyılarında, Adalar’da pembenin her tonunda coşuyor vakti gelince…

Çiçekleri naif, esas çiçeği ince bir kağıt zarf gibi saklayan renkli yapraklar en albenili kısmı. Ama naif göründüğüne aldanmamak lazım, kökleri güçlü… Yerini buldu mu, sevdi mi bir ağaç gibi yerleşiyor toprağa. Güneşi, sıcağı seviyor ama sabırlı…Susuzluğa uzun süre dayanıyor. Çabuk çoğalan, çoğaldıkça güzelliği artan bir çiçek…

Sokaklar…Hayatın en net, en sahici yaşandığı, bizi anlatan yerler…

Saklamadan, eğip bükmeden, her haliyle hayatı anlatan yerler…

Begonvil Sokağı da böyle bir yer. Hayata dair her şey var…

Gönülden, samimi ve dürüstçe bakıp gördüklerim, hissettiklerim…

İnternet ülkesinde bir sokakta, bir şeyler paylaşıyorsam; düşündüren, öğreten, mutlu eden, faydalı sözler etmeliyim dedim ve girdim bu sokağa…

Begonvil Sokağı kim?

Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi gazetecilik/halkla ilişkiler okudum. İlk tercihimdi, severek okudum ve çok severek mesleğimi yaptım. İşkolik olduğum söylenebilir, ama zaten içine tutku  girmeyen hiç bir şey ne aitlik ne sahiplik hissi verir bana. Okul sonrası ilk gıda sektöründe çalıştım. Mağazacılık, marketing, gıda ve insan kaynakları üzerine ulusal markaların verdiği pek çok eğitime katıldım. Tüketici hakları konusunda Ticaret Odası ile kurum ve kuruluşların çalışmalarında çalıştığım firmayı temsil ettim. Çok keyifli ve yorucu bir kariyer başlangıcı oldu benim için, öyle ki konsantre kariyer diyorum ben o dönemime yoğun ve kazanımı yüksek…

Sonrasında eğitim sektöründe çalıştım. Özel üniversite kuruluş çalışmaları, 30.yıl kutlamaları, geziler, etkinlikler, söyleşiler, basın derken yapmadığım iş kalmadı ama çok zevkliydi. Her iki işimde de çok güzel insanlar tanıdım, şirketleri kendimin gibi hissettim:) Yabancı dil için kısa bir Londra dönemi, dönüşte freelance dergi muhabirliği derken…

Anne olmak hayatımdaki en önemli milat. İki kızım var, onlarla yakından ilgilenmek her anlarına tanıklık edip anneliğimi doya doya yaşamak için sahalardan uzaklaştım. Pişman mıyım? Yok, zaten keşke en sevmediğim kelime, keşkelik durumlarda bile direnirim ve iyi ki kazansın isterim hep. Ancak çalışmayan kadın üretmeyen kadındır diye bir konu yok, net. Annelik başlı başına çok kıymetli, hep şükrediyorum.


Merhaba, Begonvil Sokağı‘ na hoş geldiniz…

4 yorum
Write a comment