Bu Satırlar Senin İçin

Bu satırlar senin için defteri

Düşündüm de niye olmasın? Web radyo formatında, interaktif bir içerik fikri hoşuma gitti. Radyo programlarında bir konu başlığı vardır, dinleyenler katılır fikrini söyler ya işte öyle bir şey. Asıl iş radyocuda tabi, söylenilenleri yorumlayıp başka boyutlara taşıyıp hımm dedirtmek ve iyi müzikle geçişleri keyiflendirmek. Hazır mısınız?  Hadi serbest kürsü, bam teline ve dahi yüreğe dokunan sözler ve müzikler. Begonvil’s FM yayında. Yaptım, oldu. Sonuna kadar okunmasını, tüm müziklerin dinlenmesini, hatta “bu satırlar senin için…” aforizmanızı yorumlayıp hatta bir de müzik ekleyerek katılmanızı isterim yayına. Web dinleyicilere kulak veriyorum bakalım neler diyecekler…

Ben sadece insanım

Şimdi konu başlığı, bu satırlar senin için olunca kimseye adın soy adın ne diye sorulmaz. Çünkü en haklı iç döküşlerde bile bazen gizli kalsın ister insan. İçim kırıp döküldükten sonra öznesi belli olsa ne olacak der. Sanki bir veda mektubu, bir ilan ediş, bir pes ediş gibi gelse de, birine bu satırlar senin için diyerek ne yazıyorsan yaz dinlemeye değer. Ama “senin için” büyülüdür adeta. Senin için ekmek aldım, senin için kapıyı açtım… Bak sıradan şeyler bile nasıl anlam kazandı. Kırmak kolay, tamir zor ve eskisi gibi de olmaz. Sadece insan olduğumuzu unutmasak ne çok şeyi çözeriz aslında. Sevdiğim bir şarkıyla başlıyoruz.

Ben sadece insanım. Belki aptalım. Belki körüm… Beni suçlama. Bana suçunu atma. Bazı insanlar gerçek sorunları çözdü. Bazı insanlar şanssız. Bazı insanlar onları çözebileceğimi düşünüyor. Rab göklerin üstünde. Sonuçta ben sadece insanım… Birine bu satırlar senin için deyip dinletin bu şarkıyı, illa ki bir pay çıkartır. Çıkartmazsa oyun dışı kalmayı hak ediyor.

bir çift uğurböceği

Sen benim uğurumsun,,, Valla sen de benim…

Hatasız kul olmaz…

İlk dinleyici telefonu geldi;) Evet, bu satırlar senin için kime dediniz, ne dediniz? “Ona ömrümü verdim, saçımı süpürge ettim demiyorum. Sıfır hata biriyim demiyorum. Ama hatasız kul olmaz deyip duran biri de nasıl insanın canını yakar anlamadım.”

Kalbi kırılmış insan serseri mayın gibidir, dikkat. Bunun kadını erkeği yok, kalbin cinsiyeti yok. Gözünüz almıyorsa hiç girmeyin o kalbe, girdiniz ise de bir zahmet hakkını verin.

“Aklım firarda. Göz bebeklerimde müebbet hüzün. Dilimde ay kesiği bir yara. Düşüm kırık dökük. Umudumun boynu bükük. Bir öksüzün omuzlarında sükut….” Bu satırlar senin için iyi dinle, hepsini dinle…

Sağ yanım, sol yanım

İnsan hayatı ikiye ayrılıyor sanki, anne/baba olduktan sonra ve olmadan önce. Biyolojik tarafıyla alakası yok, asıl konu bir insan yetiştirmek ve ona rehberlik etmek.. Evlat sevgisini anlatmak için satırlar yetmez. Ama çok da zor, o kesin. Özgürlük tanımınızı değiştiren, önceniz ve sonranız olan bir şey bu. Ben kızlarıma bu satırlar sizin için notuma hep şunu yazarım, benim sağ yanım sol yanım, ikiniz de vazgeçilmez yanım. Her türlü pişmanlık göğüslenir de evlada dair olan asla. Bu sahneler unutulur mu?

camide pencere önü huzuru

Pencere mi güzel gölgesi mi?

Hangisi daha yalan dünya?

Kafamdaki her “bu satırlar senin için” cümlesi web radyo içeriğinin dinleyici telefonları olsa, hatlar çöktü demektir. Bu iyi bir şey, içimizde kalacağına dilimizde olsun. İnsanların daha gerçek olduğu zamanlarda bile ah yalan dünya dediğimiz halimize bakın. Hangisi daha yalan dünya? Bu işin tek iyi tarafı, bunlar boş işler diyerek kendini hizaya çekebilme şansı. Hele ki sosyal medya gibi tahterevalli misali bir dünyanın içindeki halimiz nicedir acaba? En can alıcı mesaj ise şu, “Bu satırlar senin için… Çocuk gibi bir zevk mi aldın yaptıklarından. Köpüklü suya kamışı daldırıp, üfleyip baloncuklar yapmak gibi bir hal. Baloncuklar çok olsa ne olur? Ne uçabilir ne de uçurabilir. Hayal kırıklığı beğenilir mi? O zaman ah yalan dünya…

Bir önceki konu başlığım ikinci üniveriste idi. Lisansımı tamamlayım bari diyerek rd/tv programcılığı bölümüne kayıt oldum. İlgi duyduğum pek çok konuyu barındırıyor, umarım keyifli ve faydalı olur. Oradan aklıma geldi web radyo içeriği. Bu arada podcast konusu da merak ettiğim ve denemek istediğim bir mecra. Bakalım bakalım…

Farkındayım çok da neşeli bir yayın modu olmadı ama ne yapalım? Kendime ve sevdiklerim için: uğramasın sana ne hüzün ne de keder.

 

 

2 yorum
Write a comment