HACAMAT ŞİFASI

İnsan küçük bir dünyadır denir ya çok doğru, ama biraz dikkat gerekiyor görmek için. Şu dünyada ne varsa bizde de var, mesela dünyanın 4/3’ü su, bizim de aşağı yukarı vücudumuzun %60-70’i su. Dünyada olan biten ne varsa sanki bize hizmet etsin diye yaratılmış, sıraya konmuş. Biraz kulak kabartınca biraz gözlerini açıp bakınca çok mesaj var. Tamam hepsi doğru ama konu başlığı ile ilgisi nedir? Hacamat şifası için şu sıralar tam zamanı, doğanın uyanıp suyun ağaç köklerine yürümeye başladığı zamanlar hacamattan fayda görmek için ideal. Hacamat yaptırmak için en uygun zamanlar hicri ayın 17,19, 21. günleri. Ayın hareketleri bu tedavinin zamanlamasında önemli, ayın çekim kuvvetinin yeryüzü ve insan bedeni üzerindeki etkileri hesaplanarak belirlenmiş tarihlerde hacamat yaptırmak çok şifalı. Peygamber Efendimiz (Sav), “Tedavi olduğunuz şeylerin en hayırlısı hacamattır.”* Demiş ve uygulamış. Dünyada “Cupping Therapy” olarak bu yöntem giderek yaygınlaşıyor. Ünlü isimler, klinikler bu yöntemden yararlanmaya başladı. Hacamatın faydaları konusuna Nebevi Tıp deyince mesafeli yaklaşanlar da cupping therapy olunca takip etmeye başladılar.

Hacamat, vücudun çakra noktalarından kirli kanın kupalar ile vakumlanarak vücuttan atılması. Korkulacak bir şey yok ama işin ehli olan ve hijyene dikkat eden bir kişinin yapması önemli. Uygun zamanda ve yöntemle yapıldığında toksinler, serbest radikaller, ilaç ve hormonların artıkları vücuttan atılmış oluyor. Vücudun refleks noktaları olan ve akupunkturda da vücudun dengeleme alanları olarak geçen bölümler uyarılarak beyine mesaj gönderilmiş oluyor. “Burada bir problem var, ekip gönder.”

Hacamatın faydaları:

*Toksin içeren kanın atılmasıyla organlar uyarılıyor, kan dolaşımı ve metabolizma düzenleniyor.

*Ağrılarda ve ödemlerde de faydalı.

*Koruma ve tedavi içeren hacamat, bağışıklık sistemini güçlendiriyor. Vücut direnç kazanıyor.

*Karaciğer, kalp hastalıkları, migren, bel-boyun fıtıkları, psikolojik sıkıntılar, kronik yorgunluk, tansiyon gibi pek çok bağışıklık sistemine bağlı hastalıkların tedavisi veya önlenmesinde faydası var.

Faydaları uzun bir liste olur. Öncesi ve tedavi sonrası birkaç gün hayvansal gıdalardan uzak kalıp vücudu dinlendirmek gerekiyor. Hacamatın manevi yönü de var. Şifa görmek dileğiyle niyet etmek, 7 ayet-el kürsi ve çokça salavat getirmek öneriliyor. İnsan vücudu karmaşık bir yapı, bir de ruh var ki onu çözmek zor. Metafizik açıdan bakarsanız tüm vücudu dolaşan kan iyi bir iletken, yeryüzündeki su gibi. Manevi faydaları üzerinde düşünüldüğünde, aynen bir ibadet gibi niyet ve dua ile yapıldığında farklı bir boyutta farklı şifalara vesile olması anlaşılabilir.
Kimler hacamat yaptırmamalı?
Önemli konu, çünkü kime ve ne zaman yapılması gerektiği faydasını zarara dönüştürebilir.
*Hamile ve regl dönemindeki bayanlar
*Kalp rahatsızlığı ve kronik tansiyon rahatsızlığı olanlar
*Diyaliz ve hemofili hastaları
*1 yaşına gelmeden çocuklara ve 60 yaşını geçmiş ve hiç hacamat yaptırmamış olanlar
*Kemoterapi gören hastalar
*Panik atak ve klinik psikolojik hastalığı olanlar

Uzun yıllardır hacamat yapan doktorlar ve bu işin uzmanı olmuş kimseler, hacamat kanlarının yapısı ve kokusunun eskiye göre değiştiğini söylüyor. Bunu da yanlış beslenme ve günlük yaşam alışkanlıklarımızla ilişkilendiriyorlar. Bildiğimiz konular ama bugün elime aldığım bu listeden birkaç satır paylaşmak isterim. Sağlıklı yaşam ipuçları: 

*Ambalajlı, katkı maddeli, uzun ömürlü hiçbir hazır yiyecek ve içecek kullanmayın.

*Her türlü ilaç böbrekleri, karaciğeri, hormonları tahrip ediyor. İlaç kullanımına dikkat.

*Deterjanlar vücuda ve tabiata zararlı. Doğal arap sabunu ve doğal hazırlanmış ürünler kullanmaya çalışın.

*Yemeklerinizde yalnız kaya tuzu kullanın, rafine tuz kullanmayın.

*Zeytinyağı, tereyağ, kuyrukyağı dışında rafine hidrojene edilmiş yağlar kullanmayın.

*Her türlü kimyasal aromatik kokudan uzak durun.

*Mevsiminde ve doğal beslenin.

*Peygamberimiz’in tavsiyeleri: az yiyin, çok çiğneyin, az çeşit yiyin…

*Güneş doğarken ve batarken uyumayın. Sabah uykusu vücut sağlığını, akşam uykusu ruh sağlığını bozar. (Hurafe dememek lazım, hormonların işleyişi ve bio ritmik saat gerçekleri bunları söylüyor.)

*Ayaklarınızı üşütmeyin, terinizi soğutmayın, rüzgarda-cereyanda kalmayın. (Biliyorum, anne nasihati gibi ama annelerin bilge olmadığını iddia edenimiz var mı?)

Buna benzer bir çok madde var, bildiğimiz ama tembellik ettiğimiz. Şifa doğal hayatta, yaradılıştaki kodları bozmamakta saklı. Bak şimdi! Kara hekim kim onu da bilmiyorum demeyin…

Hacamat şifası derken nerelere geldik, sağlıklı mutlu günler herkese.


*Ebu Hureyre’den (r.a)rivayetle
10 yorum
  • Cevapla Doktor - Hayat

    26 Nisan 2016, 09:15

    Merhabalar

    Uzun yılardır senede bir kez hacamat yatıran biri olarak şunu söyleyebilirim. Hacamat vesilesiyle yılda 2 kez veya 1 kez soğuk algınlığına yakalanıyorum. Ve bunu da en geç 2 gün içerisinde atlatıyorum. Eskiden en az 1 hafta yataktan kalkamazdım. Bağışıklık sisteminin güçlendiğini fark ettim.

    Ayrıca 10 yıldır süren bir rahatsızlığımın da hacamat vesilesiyle iyileştiğini fark ettim. Nasıl fark ettiniz derseniz 10 yıldır düzenli olarak kendi tahlil ve tetkiklerimi incelediğimde; hacamat yaptırmaya başladığım günden bu zamana kadar geçen süre zarfında kan değerlerim de düzenli olarak iyileşmeler olduğu görüldü.

    Gerçekten mükemmel bir tedavi yöntemi… Bu arada bu bilgilendirici yazınız için teşekkür ediyorum.

    Saygılarımla

  • Cevapla anne güncesi

    26 Nisan 2016, 09:15

    Hacamatin faydalarını ben de duymuştum. Ama işin ehaline yaptırmak lazım. Çok güzel bilgiler paylasmissin. Vücudumuzun doğal şeylere ihtiyacı var. Doğal olmayanlar ruh sağlığımızı da bozuyor. Çocukların yediği abur cuburların sinir sistemini etkilediğini söylüyorlar uzmanlar. Dikkat edebilmek keşke. ..sevgiler

  • Cevapla Begonvil Sokağı

    26 Nisan 2016, 09:37

    Ben de şifasını umarak ve inanarak yaptırıyorum. Faydayı hemen ve çok bariz bir şekilde aramamak lazım. Çünkü koruyucu ya da tedavi edici sonuçlar verebilir, uzun vadede etkileri görülebilir.Şifada sabır gerekiyor. Bir de bu veya benzer yöntemler ne olursa olsun, mantığına uygun bir yaşam alışkanlığı edinmek süreci tamamlamak ve hızlandırmak için çok önemli. Yorumunuz için çok teşekkür ederim, bana birazda cesaret verdi. Önceleri acabalarla yaklaştığım sülük tedavisi ile ilgili de bir yazı hazırlamak istiyorum. Bu tür ya da nebevi tıbba giren konular bazen hafife alınıyor, bu nedenle çok hassas olmak gerekiyor. Ama bilimsel gerçeklikle desteklenmiş ve kayda değer deneyimler yaşanmış metodları kaynağı da referans görerek kabul etmek gerek. Teşekkür ediyor, sağlıklı günler diliyorum.

  • Cevapla Begonvil Sokağı

    26 Nisan 2016, 09:48

    Hangi tedavi yöntemi olursa olsun işin ehli ve uygun şartların sağlanması çok önemli. Günümüzde bu konu bazen istismar edildiği için insanlar kendileri için faydalı konulara bile mesafeli yaklaşıyor. Kanımız, üzerinde bizim dışarıdan aldığımız her şeyi taşıyan bir iletken gibi, abur cubur konusu masum görünen en riskli grup. Çocuklar kadar bizim de risk gruplarımız var. Bazen sadece damak tadına odaklanıyoruz, oysa içeride uzun bir yolculuk yapıyor yediklerimiz, içtiklerimiz. Çocuklar için daha dikkat ediyoruz, bu da güzel. Sevgilerimle…

  • Cevapla ~♡ηυяѕαℓкιмι™

    26 Nisan 2016, 12:32

    Yakın zamanda geçen hafta bir kaç bölgeden yaptırdım. Sık sık yaptırmaya çalışıyorum. Bu işin en zor kısmı hayvansal gıdadan uzak duymak. Yediğimiz her şeyde o kadar çok var ki. Et, süt ve hayvansal yağlar yaşamımızın ortak tüketimi haline gelmiş. Özellikle migren için yaptırıyorum ağır migren krizlerim olur son 2-3 yılda başımdan 3 defa yaptırdım. Migren ataklarım eskiye nazaran düşündükçe epey azaldı. Bu işin ustasını bulmak zor yine de sünnet deyip bir bilene yaptırıyorum.

    Sağlık önerileri aslında altın kurallar ve gerçekten bu gün geldiğimiz maddi ve manvei açlığın kesin çözümü ama pastorize edilmiş uzun ömürlü gıdalar, kimyasal ilaç ve deterjanlar o kadar hayatımızda ki bunlardan nasıl kurtuluruz bilmiyorum. Çok faydalı bir paylaşım olmuş, ellerine sağlık.

  • Cevapla Begonvil Sokağı

    26 Nisan 2016, 12:40

    Başıma ben de bir defa yaptırmıştım, başa sık yapılması mahzurlu diye duymuştum. Doğruluğunu araştırmak lazım. Migren için nane çayı ve nane yağı ile masajın iyi geldiğini yıllardır migrenden çeken çok yakınımdan duydum. Denemediyseniz, önerebilirim. Sünnet-i seniyye deyince insanlar tepkili yaklaşıyor oysa modern-sağlıklı yaşam öğretilerinin çoğu tıpatıp nebevi tıpla örtüşüyor. Radikal yaklaşmamak gerek, kendim ettim kendim buldum dememek için
    doğal olana yönelmemiz şart oldu. Faydalı olduysa ne mutlu, selamlar…

  • Cevapla kadriye

    26 Nisan 2016, 17:32

    Çok eskilerden beri uygulanan şifa yöntemlerini yeniden keşfediyor olmamız hoşuma gidiyor aslında.

  • Cevapla Begonvil Sokağı

    26 Nisan 2016, 17:43

    Her şeyin doğal olduğu belki o yüzden yan etkilerin de az ve insan bedenin de şimdiki kadar yıpranmadığı zamanlar. Fabrikaya, makinaya giren ne varsa faydasının çoğunu götürüyor. Riski azaltılmış çareler insana hoş geliyor gerçekten.

  • Cevapla METAMORFOZ

    3 Mayıs 2016, 13:50

    Eşim de yaptırdı. Mesafeli yaklaşmıştık bu konuya. Eşim çok memnun kaldı. Rahatladığını söyledi. Ben de düşünüyorum ama çok kansızım…

  • Cevapla Begonvil Sokağı

    3 Mayıs 2016, 13:58

    Hacamat vücuttan çokça kan akması değilde daha çok kirli ve toksinli kanların atılması. Kan değerlerinizi göstererek ehil birine yaptırırsanız belki şifa bile olabilir.

Write a comment