Kendimi bildim bileli dalarım:) Daha yürümeden denizde ayak çırpmakla başladı bu serüven. Sonra parmaklarımla burnumu sıkıp kafayı suya daldırmakla devam etti. Bu aşamada birilerine izletip takdir bekleme faslı da yaşandı tabii. Sonra iş büyüdü gövdeyi de soktum ama kalça dışarıda:) Zamanla tüm gövdeyi indirdim, burnumu sıkmayı bıraktım. Gözlerimi açıp etrafı izledim. Ama tüplü dalış deneyimi farklı bir his. Derin deniz bildiğiniz gibi değil…
Discovery dalış ile başlangıç
Discovery dalış başlangıç seviye, en fazla 5 metre derinlik min 15 – 30 dakika arası. Başlangıç da olsa önce dalgıç kıyafetinizi giyiyorsunuz. Bele ağırlık kemeri takılıyor, vücudun ve elbisenin kaldırma kuvvetini dengelemek için. Paletlerin ardından denge yeleği giyiliyor. Su altındayken ve yüzeyde batma çıkma dengesini kontrol etmek için. Dalış teknesi içinde yeleğini giyip tüpünü takanlar da var, bizim gibi sırt üstü suya yatıp hocanın yardımıyla giyenler de. En son *dalış regülatörü takılıyor, tüpteki yüksek basınçlı havayı solunabilir seviyeye getirmek için.
Artık epey ağır bir balık adam oldunuz, nerede o cup diye dalıp balık gibi giden Begonvil?
Derin mavi başka bir dünya
Başlangıç tüplü dalış programlarında hoca hep yanınızda, ensenizde de diyebiliriz çünkü oradan sizi bir tutuyor bırakmıyor. Merak, heyecan, sabırsızlık hadi dalalım telaşı derken ağzınıza dalış regülatörünü yerleştirince asıl hikaye başlıyor. Benim gibi çömezce düşünüp aaa hemen dalayım da göreyim denizin dibini derseniz olmaz. Dalış öncesi teknede verilen bilgilere uymanın yanın da doğru nefes almak ve sakin olmak gerek. Bana ayaklarını çırpma diyor ama ben suyun içinde dik konumdaysam alışmışım ayaklar hafiften sallanıyor sürekli. Kendimi manuelden otomatik vitese geçip ayağı durmadan debriyaj arayan gibi hissettim.
Teknede verilen dersin en önemli kısmı kulak eşitleme. 5 metre bile dalsanız kademe kademe onu yapmak şart. Hadi bir daldık ya da hoca daldırdı diyelim. Şnorkel içinde su birikti, hadi çık. Bir daha daldık kulak eşitleme yaptım ama kulaklarım ağrıdı, hadi çık. Sonra bir daha daldık biraz durduk e zaten ilk tur 15 dakika. Nefesini tutmadan, yavaş ve derin nefes almak, bunun yanında taşıdığın ekipmanlara uyum ve deniz altının görkemli güzelliği derken 15 dakika bir dakika gibi.
İlk daldığımız yer beyaz kum ve aydınlık bir yerdi. Yok böyle güzellik, deniz dibi ayrı bir dünya ama gizemli ve ürkütücü aynı zamanda. Balıklar etrafında dolanıyor ama sor niye dolanıyor? Şimdi bu arkadaşlar ellerinde hazır ekmek kırıntısı ile geliyorlar olay yerine onları boca ediyorlar haliyle balıklar da doluşuyor. Amaç tüplü dalış yapanlar balıklı fotoğraf çektirsin. Tabii ki denizin dibi ne olacak tavuk mu? Ama öyle demeyin, dalış yerine giderken ben yunus görür müyüz acaba diye sordum. Daldın da yunusla yüzmen kaldı diyebilirsiniz. Yok dedi hoca, çok zor.
Balıklarla bir fotomuz olmasın mı?
Dalış öncesi teknede önce su altı işaretleri öğretiyorlar. Tamam, beni yukarı çıkar, kulak eşitle gibi. Bir de çömelme işareti var, niye? Sen kuma veya orada ne varsa artık ona çömeliyormuş gibi ayaklarını geriye kıvıracaksın, hoca arkandan çaktırmadan tutacak ve sen balıklarla zafer işaretli, kalp ve okey işaretli pozlar vereceksin. İlk dalmada amaç bu fotoğrafları da çekmek. Ben fazla gir çık yaptım, fotoğrafa zamanımız kalmadı, zaten derdim o değil. Ama ikinci turda yine bir fotoğraf denemesi yapıldı, o sırada elimle balıkları tutmaya çalıştım, hocam beni sal da iki kulaç atayım demeye kalmadan yukarı çıktık. İlk dalış yerinin aksine koyu ve derin mavilikler vardı altımızda. Ürkütücü mü evet.
Denizi çok seviyorum, yüzerim, dalarım ama bu tüplü dalış işi çok kurallı, çok ekipmanlı. Farklı bir ortamda yine denerim belki. Dalış günü çok yüzdüm, deniz öyle güzeldi ki. Ama ben kendi çapında serbest dalış insanıyım sanırım. Nasıl oluyor bu serbest dalış? Şöyle…

Tabii ki fotoğraftaki ben değilim ama ilk fotoğraftaki balıklar bizden:)
Serbest dalış kolay mı?
Serbest dalış dediysem ciğerinizin yettiği kadar serbest. Zaten 5 metreden fazlasına niyetim yok derseniz olur, çünkü akciğerler yavaş yavaş kapasitesini arttırıyor. Nefes tutma teknikleri ve diyafram egzersizleri ile zamanla suda kalış süresi artar. Keyfi bir dalayım, nefesim yettiği kadar derin mavinin tadını çıkarayım deseniz bile kulak eşitleme yapmak da fayda var. Palet, şnorkel ve bedeninizde sadece suyu hissederek maviliklere dalmak güzel.
Denizde dalma esnasında halk arasında vurgun yeme olarak da bilinen basınca maruz kalmak ciddi tehdit. Tüplü veya serbest dalış derinler tehlikeli. Hele ki serbest dalışta 253 metre dünya rekoru nedir yahu? Nasıl bir fiziksel performanstır? Herkesin serbesti kendine özel, paleti takıp, şnorkeli kafama geçirip serbest serbest dalacağım. Bir yunusla karşılaşıp yüzmeyi çok isterim, çünkü kendime en yakın hissettiğim hayvan yunus. Yunus gibi hissetmek…
Dünyaca ünlü bir dalış eğitmeni şöyle demiş, “Ulaşılabilen zirvesi olan bir dağın aksine, denizde ulaşabileceğimiz bir taban yok. Hiç kimse Mariana Çukuru’nun dibine kadar dalamayacak. Peki daha ne kadar derine gidilebilir?” diye sorarken, aynı zamanda 5 metreye bile dalmanın olağanüstü bir keşif olduğunu ve özgürlük sağladığını söylüyor.
*Deniz ve su altı bilimi denilince Kaptan Cousteau çok popüler bir isim. Dalış regülatörünü bularak tüplü dalış tarihine de ismini yazdırmış. Denizde yaşayan genç kalır, sen hiç yaşlı balık gördün mü sözünün de sahibidir.






26 Ağustos 2026, 19:23
Merhaba, bende serbest dalış yapmayı çok isterdim fakat olduğumuz yerde deniz olmadığı için maalesef ki öyle bir imkan yok. Umarım bir gün o heyecanı yaşarım. 🙂
7 Eylül 2026, 15:44
Dalış grubunda hiç yüzme bilmeyen bir hanım vardı, hiç problem yaşamadığını söyledi. Dünyayı merak etmek aslında mesele, bir sürü farklı dünya var, deniz altı da biri. Dilerim deneyimler keyif alırsınız.