İzmir Büyükşehir Belediyesi Dünü Bugünü

İmir

2026 yılının son çeyreğindeyiz, tarihi bir şey oldu ve CHP İzmir Büyükşehir Belediyesi kendi rızasıyla rakibi sağ ve iktidar partisi AKP’ye geçti. Paradoks sadece bununla sınırlı değil, CHP 27 yıldır aralıksız İzmir’de yerel seçimlerden zaferle çıkıyor. Ancak hizmet üretmek adına kendi seçmeni ve tabanı da biliyor ki sonuç başarısız.

İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkanı rahmetli Burhan Özfatura görevde olduğu son dönem bakın ne demiş.

“Ben genel olarak yukarı ile kavga eden, halkla çok barışık bir adamım. Benim kavgam Ankara ile bu ülkenin gelişmesine engel olanlarla ve çıkarcılarla…”

Şimdi bu sözün altına imza atamayacak gerçek bir solcu ya da sağcı yoktur diye düşünüyorum. Derdimiz ayrışmaya enerji harcayıp hizmeti ikinci plana atmaktan olmuş hep ne yazık ki.

Uzun yıllar önce çömez halimle röportaj yaptığım dönemin büyükşehir belediye başkanı Burhan Özfatura’nın heyecanlandıran ve ümit vaat eden projelerini burada paylaşmak istiyorum. Objektif bir karşılaştırma yapmak için, memleketime güzel hizmetler veren merhum Burhan Özfatura’yı anmak için ve yürü be İzmir kim tutar seni demek için. O dönem tirajı en yüksek haber dergilerinden biri olan Aksiyon için yapmıştım bu röportajı. Dergi kapandı, bu kayıt da hiçbir yerde yok. Sakladığım dergide ve kişisel web sitemde dursun. Biraz uzun olabilir ama inanın çok keyifli bir sohbetti.

İzmir büyükşehir belediyesi başkanı

Burhan Özfatura İzmir Büyükşehir Efsane Başkanıdır.

Türkiye aşırı merkeziyetçi bir ülke

-Objektif bir durum değerlendirmesi yaparsanız; 4. yılını geride bıraktığınız icraatınzı nasıl özetliyorsunuz?

-İnsanoğlu enaniyet sahibi. Yaptığı işi beğenir, kendini kritik etmek zor. Önce Türkiye’nin ortamına bakmak lazım.
Türkiye aşırı merkeziyetçi bir ülke. Tayinle gelenlerin seçimle gelenleri ezdiği bir ülke. Bürokratik engellerin sizin programlarınıza mani olduğu bir ülke.
Buna rağmen şu an İzmir’de Allah’a şükür 2.5 milyon dolarlık bir alt yapı yatırımı devam ediyor. 650 milyon dolara mal olacak İzmir Metrosu inşaatı tamamlanmakta. Büyükşehir Meclisince karara bağlanan metro hattını uzatma projesi uyarınca; 250 milyon dolara mal olacak uzatma hattının yapımına ihale sonrası başlanacak. Metro projesi ’98 yılı içinde tamamlanacak inşallah.

Hedef 2020’nin İzmir’i
Belediye başkanlığında iki şey var. Ya şov yaparsınız, gösteriş yatırımlarla. Ya da Allah’a ve vicdanınıza karşı rahat olacak gerçek yatırımlara yönelirsiniz. Bu şehirde yıllardır hep şova gidilmiş. Yani üste bir asfalt dökülmüş ama altında su, kanal yok. Biz çok gerçekçi gittik. 60 yılından beri körfez kirlenip duruyor. Hiç kimse cesaret etmemiş, hep devlete atmış topu.

Biz büyük kanala cesaret ettik. Yeraltına indik. Bugün İzmir hakikaten modern ve alt yapısı tamam bir şehir oluyor. İzmir’in düşünen beyinleri ile bir araya gelip 2020 yılında İzmir nasıl olmalı onun hesabını yaptık.

Mega trend ve fütüroloji kavramı getirmek…
-Neden 2020?
-25 yıllık periyot. Türkiye’de benim amacım bir mega trend, bir fütüroloji kavramı getirmek. Niyet hayır, akıbet hayır. Hiçbir şeyi kendimizde görmüyoruz. İyi niyetle başlıyoruz. Ve varılan sonuçlar bir Özfatura olayı değil.
– Büyük Kanal Projesi ile ilgili çok iddialı bir demeciniz var.
“Körfezi insanların denize girdiği ve deniz sporlarının yapılabildiği bir alan haline getireceğiz” diyorsunuz.  Sn. Bedrettin Dalan’ın zamanında “Haliç gözlerimin mavisi olacaktır” sözü gibi ulaşılması güç mü?

-2. dönem kazansaydı Bedrettin Bey, biterdi o proje de. Türkiye’de maalesef başla-bitir-devam ettir yok. Büyük kanal projesi bu sene bitiyor. Üniversitemizin yaptığı araştırmalar, Piri Reis Gemisi ve uzaydan yapılan çalışmalar şunu gösteriyor: Siz denize kirlilik akışını durdurduğunuz an, 30 gün sonra deniz tertemiz oluyor. Allah öyle bir aktivite vermiş ki, 2 gün sonra da koliform basili dediğimiz şeyler tamamen ölüyor. Bu yılın sonunda evsel atıkların % 70’i, sanayi atıklarının % 100’ü artık olmayacak.
Ayrıca bu sisteme Konak-Güzelbahçe arasındaki evsel atıkları arıtacak ve 275 milyon dolara mal olacak yeni bir paket projenin eklenmesi için de çalışmalar yapılıyor. 1999 yılında gerçekten kalp huzuruyla körfezin her yerinden denize girilebilecek.

Mahalli İdareler Reformu

Röportajda konuştuğumuz mahalli idareler reformu da üzerinden yıllar geçmesine rağmen bugün hala çözüm bekleyen konu olarak duruyor. Bakın zamanın İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı bu konu hakkında neler demiş.

–Sizin üzerinde hassasiyetle durduğunuz “Mahalli İdareler Reformu” konusu var. Fiiliyata geçmesi için ne yapıyorsunuz?

-Dört yıldır Ege Belediyeler Birliği olarak, diğer belediye birlikleri ile beraber çok harika bir çalışma yaptık. İki cilt halinde mahalli idareler reformunu ve ona bağlı kaynak reformunu hazırladık. Şu an göstermelik bir uygulama var. Şu andaki reform belediyelerin yetkilerini daha da daraltıyor. Valileri daha yetkili hale getiriyor. Özel idareleri belediyelerin yerine getiriyor. Türkiye, aşırı merkeziyetçi. Yani seçimle gelenlerin bu kadar devre dışı bırakıldığı bir demokratik ülkeye rastlamıyorum. Seçim sandığındaki oy kavramları tamamen yutturmaca Türkiye’de. Buna rağmen Türkiye’deki bu ekonomik sıkıntı ve Ankara’nın beceriksizliği, iki lokomotif sayesinde minimize ediliyor: Bir, özel sektör. İki, mahalli idareler. Ama, Ankara bundan da mutsuz. Ben hiçbir dönemde bu kadar yoğun baskı ve engellemeye, haysiyet kırıcı davranışa rastlamadım.

– Bu konuda eliniz kolunuz bağlı mı?

-Şimdi denetim birimleri, denetim işini bıraktı. Kendisini icra yetkilisi gibi görmeye başladı. Ve benim astlarım, üstleri hakkında ihbarda bulunmaya zorlanıyor. Türk demokrasisi tarihi açısından yüz kızartıcı bir dönem geçiriyor.

Bölücülüğe prim vermem

-Bazen çok kontr çıkışlarınız var. Eşber Yağmurdereli, Yaşar Kemal değerlendirmeleriniz gibi. Biraz fazla dobra dobra konuşmuyor musunuz?

-Bu ülkede, ülkenin müşterek değerlerine bayrak gibi, ezan gibi, İstiklal Marşı gibi, cumhurbaşkanı gibi makam ve kavramlarına saygı duymak lazım. Hiçbir pozisyon insana imtiyaz hakkı vermez. Yani bu ülkede Nazım Hikmet de, Yılmaz Güney de kanunlara karşı geldikleri için cezalandırıldılar. Yaşar Kemal bir bölücülük destekçisi adam. Bu adam Almanya’da sözlü ve yazılı olarak Atatürk’e dahil, bu ülkeye hizmet etmiş herkese hakaret ediyor. Türk ordusuna işgal ordusu diyor. Benim buna tahammül etmem mümkün değil. Onun yazarlığı filan beni ilgilendirmez. Yani benim şehidimin, gazimin kanı yerde mi kalacak?

Eşber Yağmurdereli sanatçı filan değil. İdama mahkum oldu. Kör olduğu için devlet bunu 36 yıla çevirdi. Şimdi adam fikir suçlusu olur mu? Bundan daha ağır suç var mı? Adam katil. Ve bu adama fikir suçlusu deniyor, cumhurbaşkanı özel af çıkartmaya kalkıyor. Böyle saçmalık olmaz. Ben bu ülkeyi seven bir insan olarak, elbette buna karşı çıkacağım. Yani medya birtakım insanları yaldızlıyor. Medya terörüne boyun eğmeyeceğim. Benim kavgam devletle değil. Bu ülke büyük devlet de büyük, yönetimler küçük.

“Geleceğin İzmir’i nasıl olmalı diye düşündük. 2020 yılını hedef aldık. 2020’de Akdeniz’in en güzel şehri, kongreler, seminerler, fuarlar şehri ve kültür turizmi merkezi olacak İzmir.”

2020 yılında Akdeniz Yıldızı İzmir

-Zaman zaman bu ortamda benim işim zor diye düşünüyor musunuz?

-Zor tabii. 110 m. engelli her şey. Komünist bir ülkede hizmet etmek kolay değil. Dinozor, çağdışı bir ülke. Beni denetleyeceğine devlet, Ankara’yı denetlesin. Bu ülkede hırsızlık, yağma, rüşvet gizli filan değil ki. Devlet bankaları hırsız yatağı. Siz hiç devlet bankasını soyup hapse giren gördünüz mü? Aksine beyefendi oluyorlar. Şimdi isimlerini saysam, saygı değer pozisyonda ne kadar çok hırsız olduğunu göreceksiniz.

– “2020 Yılında Akdeniz Yıldızı İzmir” kulağa hoş gelen global bir proje. Ege’nin incisinden Akdeniz Yıldızı’na nasıl bir serüven?

-Dünyanın pek çok gelişmiş ülkesini görmek nasip oldu. Bizim altyapı olarak da, potansiyel olarak da fazlamız var, eksiğimiz yok. Tek eksiklik; koordinasyon ve bir çalışma disiplini. Maalesef Türkiye bir tembeller cenneti. Bu popülist politika ile de maalesef bütün politikalar, bütün partiler sağcı ya da solcular devleti peşkeş çekerek sonuca gitmek istiyor.
Türkiye Batı tipi demokrasi istiyorsa, Batı tipi çalışma stili uygulamalı. Geleceğin İzmir’i nasıl olmalı diye düşündük. 2020 yılını hedef aldık. Akdeniz’in en güzel şehri, kongreler- seminerler- fuarlar şehri ve kültür turizmi merkezi..

Valilik, meslek odaları ve belediyeler hep buna göre kendi stratejik planlarını yaptılar. Akdeniz’de kongreler, fuarlar, seminerler şehri ve bir kültür merkezi olacağız. 5000 yıllık bir tarih var. Türkiye’deki Roma dönemine ait eserler İtalya’dan daha çok. Yunanistan benim muhatabım değil. Ondan daha çok Helenistik dönem, Selçuklu, Osmanlı her şey var burada. Zaten elimizde malzeme var, onu helva yapacağız.
İzmir’de olası bir depreme  karşı önlemleriniz neler?

– Yakın zamanda üzücü bir Adana depremi felaketini yaşadık. Sizin de icraatınızda toplu konut yapımı önemli yer tutuyor. Ciddi bir fay hattı üzerinde olan İzmir’de, olası bir deprem felaketine karşı aldığınız tedbirler neler?

-Toplu konut yerlerini, daha çok dağlara yaptık. Tarıma elverişli olmayan, sağlam zemin. Zemin etüdü yapıldı bir. Plan proje yapıldı iki. Üniversite ve inşaat mühendisleri ile devamlı işbirliği yapıldı üç. Deprem master planı yapıyoruz. Boğaziçi Üniversitesi, İnşaat Mühendisleri Odası ve diğer birtakım kuruluşlarla. Hollanda ile acil yardım ve kurtarma anlaşmasını imzaladık. 8 aydır Ankara bürokrasisine takıldı. Profesyonel bir eğitim yapacağız . Önce kendi belediyemiz. Ege Belediyeler Birliği, Emniyet Müdürlüğü ve Sağlık Bakanlığı. Paramedic ambulans dediğimiz, üstünde ameliyat yapılan ambulanstan, binlerce kiloluk enkazı kaldıran preslere kadar son model ekipmanlar gelecek. İnşaat Mühendisleri Odası ve diğerleri ile birleşip önemli binaların sağlamlık testlerini yaptırmaya başlıyoruz. Valilik, askeri kesim ve biz acil yardımı tatbikatlarla daha güncel hale getirmenin gayreti içindeyiz.
Burhan Özfatura'nın İzmir projeleri

Burhan Özfatura’nın büyük kanal projesi.

Kordon yolu Projesi son durum nedir?

– Yılan hikayesine dönen “Kordon yolu Projesi’nin en son durumu nedir?

-Şimdi “istemezükçüler” bitti, politikacılar başladı. Ben şimdi muhalefetteyim ya, bu proje olursa; Özfatura artı puan alır diye bu sefer de hükümet engelliyor. Yoksa şu an projeyi engelleyen bir şey yok.

– Size getirilen mazeret nedir peki?

-Merkezi hükümet bekletiyor. Bayındırlık Bakanı yapacak, o da benim partimin bakanı değil. Türkiye böyle küçük ayak oyunlarının etkili olduğu bir ülke. Bunlar vatandaşı aptal zannediyor. Bizim Ankara ve Türkiye politikası halkın 50 yıl gerisinde, sıkıntı burada.

– Büyük Kanal Projesi’nin biyolojik arıtma ünitesinden elde edilecek suyla Menemen Ovası’nın sulanması; “İzmir’de Dünya Pamuk Borsası’nın kurulması”. Nedir bu proje?

-Bu aylarda dünya pamuk borsasını kuruyoruz inşallah. Menemen’i sulamaya başlayınca, artı 150 milyon dolarlık bir tarım ürünü olacağını bize ifade ettiler. Bunun büyük bölümü de pamuk olacak.

– İzmir’e doğalgaz getirilmesi konusunda neler yapılıyor?

Ben diyorum ki Ankara’ya, sizden bir lira istemiyorum. Ben İzmir’deki bütün dinamik güçleri birleştireyim, doğalgazı getirelim. Çünkü yabancı firmalar kapımda bekliyor. Ben onları bir kavga ettireceğim. Bir kuruş harcamadan, çünkü ben ona müşteriyim. En geç iki yılda doğalgazı hallederiz. Halen Botaş yapacak filan. Bu ülkenin en büyük şanssızlığı Ankara’nın ayak bağı olması. Bakın elektrik dağıtımı olayında İzmir halkı meslek odaları, gönüllü kuruluşlar ve binlerce insanıyla 45 günde 12 trilyon verdi. 360 milyon dolar da kredi alma yetkisi verdi. Ve ihaleyi biz kazandık.

Vatandaş nereden bilsin elimizin ayağımızın bağlı olduğunu…
– Tabii İzmir’de yaşayan biri olarak bunları bilemem, bizim muhatabımız sizsiniz.
-Tabii bilmiyorsunuz. Vatandaş nereden bilsin, elimizin ayağımızın bağlı olduğunu.
-İnciraltı Balçova Gençlik Parkı projesinin seyri nedir?
-İzmir için fuarın 7 katı büyüklüğünde bir rekreasyon alanı. Bünyesinde; bilim merkezi, planatoryum, açık hava tiyatro-su, botanik bahçesi, akvaryum, sportif ve kültürel alanlar var. Mavi körfez yeşil İzmir benim 84’teki hedefimdi. İnşallah adım adım onu gerçekleştireceğiz. Ayrıca Bornova’da da Aqua Park projesinin yapımına başlandı.
-Bir proje de Konak Pier  Akdeniz Yıldızı’na giden basamak projelerden biri değil mi?
-Londra’da Covent Garden’ı gezip gördüğümüzde, bu bizim Gümrük’te niye olmasın dedik. Türkiye’deki bürokrasi sonucu 85’ten bu yana 13 yıldır hâlâ bitiremedik. Şimdi Kültür Bakanlığı ben buradan avanta isterim diyor. Amerikalılar gelmiş 250 milyon dolar yatırmış. Eski balık hali binası modern bir alıveriş, kültür ve turizm kompleksi olacak bu proje ile. 1999’da tamamlanması planlanan Konak Pier 300 milyon dolara mal olacak. İhaleyi kazanan Sasko firması 25 yıl işlettikten sonra belediyeye devredecek. 18 bin metrekare kapalı alanın düzenleneceği proje içinde butikler, kültür, sanat, sergi merkezi, tiyatro, sinema, restoran, barlar, moda merkezi, gece eğlence merkezleri yer alacak.
– Tüm çabalarınız sağlıklı şehirleşme adına. Megapol bir şehircilik sistemine geçilmezse, suya yazı yazmış mı olacaksınız?
-Öyle oluyor tabii. Ben başkalarının işine karışmak istemiyorum. Ama imar artı çevre açısından bir megapol olayı olmalı. Sıkıntı mı var? Bunların aşılması adına gayret gösteriyoruz. Ama bu Meclisten bir şey çıkacağını sanmıyorum. Elimiz kolumuz bağlı da olsa, kulak burun oynatarak da icraatımızı yaparız. Mazeret yok.
Olimpiyatlara talibiz
-2004  Olimpiyatları İzmir’de olsun diyorsunuz.
-2004 yılında olimpiyatları alın, dünyadaki tüm olimpiyatlardan daha güzelini yapayım. Ne ulaşım ne de misafir etme kapasitesi yönünden hiçbir eksiğimiz yok. Ege Belediyeler Birliği olarak düşünüyorum. Mesela önümüzdeki ay 23 bin kişilik Avrupa’nın en büyük kapalı spor salonunun temelini atacağız. Olimpiyatlarda torpil ve lobi olayı da var. Dışişleri ve diğer bakanlıkların da yeterince çalışması lazım. İstanbul’da o kadar insanı ağırlayamazsın. İstanbul bana göre kayıp bir şehir.
– Bundan sonraki siyasi kariyer hedefiniz?
-Ben hiç gelecekle ilgili konuşmadım. Kader çizgisi sürüklüyor zaten. İlahi kompütürde yazılı olan mekanizma çalışıyor. Önümüzdeki dönem adaylık konusunda.. bilemem. Hiç kimsenin yeri doldurulmaz değil. Özfatura olmazsa ne İzmir batar ne Türkiye batar. O kadar da havaya girmeyelim.
Burhan Özfatura İzmir’i marka şehir statüsüne getirmek için çalışmış biri. Tansaş’ı da kuran kendisidir ama bugün bu marka değer de yok. Koç grubuna satılıp yok olmuştur. İzmir’de fuar da yok artık. Sahil şehri olmasına rağmen turizm açısından global ölçekte payı da yok ne yazık ki. İzmir gavur İzmir değil. Ama ideoloji altında ezilmiş bir şehir maalesef. Çok uzun yıllardır İzmir’de yaşamıyorum ama yazdığım her noktayı gözlemliyorum. Bırakın ilerlemeyi her yıl yenisi eklenen şehir ve belediye tabanlı problemleri de görüyorum.
Hangi parti ve ideolojide olursa olsun ülkemizin çalışkan, dürüst ve hizmet etmek isteyen siyasetçi, bürokratlara, insana ihtiyacı var.
Write a comment