1915 Çanakkale Köprüsü

1915 Çanakkale Köprüsü

Salgın, ekonomik kriz, savaş derken güzel haberlere hasret kaldık. 1915 Çanakkale Köprüsü heyecan ve gurur verici bir doping oldu. Dünyanın en uzun asma köprüsü ünvanı taşıyan bu projede merak ettiklerimi araştırdım yazdım, ileride torunlarımız da okusun, gururlansın.

Çanakkale geçilmez

Çanakkale savaşı, dedelerimizin mucizelerle kazandığı bir zafer. Düşmanın top mermilerini eliyle tutan ak sakallı dedeleri görenlere hayal diyebiliriz ama Seyit Onbaşı’nın taşıdığı yüzlerce kiloluk top gerçek. Öncelikle Bütün şehitlerimizin ruhları şad olsun.

Abdülhamit'in Çanakkale Köprüsü Projesi

150 yıl önce niyet edilmiş Çanakkale Köprüsü

Çanakkale nasıl geçilir?

150 yıl önce Abdülhamit Han köprü ve tüp geçit projelerini hazırlatmış. Bugün hepsi hayata geçmiş. 1994’te verilen Çanakkale köprü ihalesini kazanan firma ise yapılamaz kararı ile vazgeçmiş. Sunulan gerekçeyi merak ettim, bu işte tuhaflık var. Gerçi  istemezükçü gruplar hayır demeyi vazife edinmiştir ama yapılan her büyük proje tam kapasite çalışıyor. Köprüler, Marmaray, Avrasya Tüneli İstanbul’u taşıyor sürekli. Yap işlet devret modeli ile yapılan 1915 Çanakkale Köprüsü ise taahhüt edilen araç geçişi varsayımı ile konuşuluyor. Dünyanın en uzun asma köprüsü ve bağlantı yolları bir heves uğruna, hesapsız kitapsız yapılır mı? Azıcık araştırdım, tablo kendini anlatıyor ancak emeksiz ve sabırsız olmuyor, unutmamak lazım…

Denizin altında 1 milyar euro var…

Çanakkale Şehitleri Anıtı’ndan esinlenerek tasarlanan köprü ayaklarının suya yerleştirme işlemi ve mali boyutu bile büyük bir proje. Denizin içine temel atılıyor dersek bu temellerin oluşturduğu devasa yapılara keson deniyor. 1915 Çanakkale Köprüsü Proje Müdürü Reşit Yıldız bu çok zor aşamayı sade bir şekilde anlatmış.

“Köprünün ayakları, denizde her biri birer futbol sahası büyüklüğünde iki keson üzerinde oturtuldu. Kesonlar kıyıda oluşturulan kuru havuzda yapıldı, yüzdürülerek ayakların bulunduğu noktada denizin dibine oturtuldu. Kesonların her birinin ağırlığı 65 ton ve her birinde 80 oda var. Deniz dibine oturtulurken hepsi eşit şekilde suyla doldurularak batırma işlemi gerçekleştirildi. Her bir kesonun batırılması 24 saati aştı.” Yukarıdaki video bu çalışmaların bir kısmından derlenmiş.

Anzaklar Çanakkale için çalıştı

Çanakkale savaşı’nda, Anzaklar adı sık geçen düşman birlikleriydi. 100 yıl sonra Türkler yönlendirmelerini yaparak dünyanın en büyük kule vincini Avustralya’da yaptırdı ve kiralayarak Çanakkale geçilmez denen yerde kullandı. 150 tonu 318 metreye çıkartarak dünyada bir ilki daha başararak. Üstelik tepe noktasına Seyit Onbaşı’nın top mermileri figürü de yerleştirildi.

İstatistikler, enler, ilkler

– Köprünün ayakları arasındaki orta açıklık en uzun asmalı köprü, 2023 metre.

– Deniz seviyesinden itibaren kule yüksekliği en fazla olan asma köprü, 318 metre.

– Köprü inşaatında kullanılan kablonun telleri uç uca eklendiğinde  162 bin kilometre ediyor. Dünyanın etrafını 4 kere saracak kadar.

– Köprü inşaatında kullanılan çelik miktarı 177 bin ton. Bu miktar ile 118 bin adet binek araç üretilir.

– Köprünün keson temellerinde ve bloklarında toplam 227 bin ton beton kullanılmış. Bu miktar ile 100 metrekarelik 5 bin 900 adet ev inşa etmek mümkün.

-Bir rekor da köprü inşaatını bu kadar kısa sürede bitirmekle ilgili. 2017 başlayan köprü inşaatı, son iki yıla covid salgını, global ekonomik kriz, döviz artışı gibi beklenmedik önemli olumsuzlukları da yaşadı. Yine de taahhüt edilenden kısa sürede tamamlandı.

Projenin zaman içinde ekonomik, coğrafi ve sosyal kazanımlarını düşününce kamuoyunun bilgilendirilmesi zayıf. Bu yatırımın sadece feribotla geçişe alternatif yapıldığını düşünmek haksızlık olur. Öte yandan Gestaş Feribotu ile karşıya geçen yaya yolcuların alternatifi var mı? Yoksa devletin elini çabuk tutması gerekir. İstanbul’da Boğaz köprülerinde ve Osmangazi Köprüsü’nde alternatif ulaşım yolları mevcut. Çanakkale’de bu alternatifler olana kadar mağduriyet nasıl giderilecek acaba?

1915 Çanakkale Köprüsü

Bayrak hep mutlu eder hep gurur verir.

Uçak kanadından ilham alarak tasarladık…

Çanakkale Boğazı coğrafi konum, iklim yapısı ile İstanbul Boğazı’ndan çok farklı. Dünyanın en uzun köprüsünün salıncak gibi sallanmaması için ilk fotoğrafta gördüğünüz orta boşluk tasarlanmış. Proje müdürü Reşit Yılmaz, tabliyeler ( Bu kelimeyi de yeni öğrendim, döşeme plağı kısaca) uçak kanadı gibi tasarlandı. Çok güçlü rüzgarlar söz konusu olduğu için köprü hem geniş hem de uzun olduğundan rüzgarın etkisini azaltmak için ortada 9 metre boşluk bıraktıklarını söylüyor. Rüzgar buralardan kendine çıkış yolu bulup yola düşen basıncı azaltıyor.

Aklınızdan ya deprem olursa sorusunun geçtiğini biliyorum, ben de merak ettim. Deprem riskine karşı deniz tabanına çakılan demir kazıkların üzerine mıcır yataklar düşünülmüş ve köprünün devasa ayakları bu alana bağlantı olmadan yerleştirilmiş. Bu mıcırlar üzerinde bir hareketlenme ile olduğu yerde sağlam kalması planlanmış. Her şeyi düşünmüşler, gerisi Allah kerim.

Yunusları korkutmayalım…

Trakya, Çanakkale çok verimli bir tarım ve bitki örtüsüne sahip. Kuzey ormanlarının kesilip yola dahil edildiği alanlara eş hatta fazla ağaç dikildiğini söylüyor yetkililer. Gönül ister ki bu işler dal kırmadan yapılsa.

İlginç ve güzel şeyler duydum, çok sevdiğim yunuslar kazık çakım bölgesine 500 metreden yakın olduklarında uzaklaşana kadar faaliyet durdurulmuş.

Dolgu bölgesinde bulunan pinaları (Büyük deniz kabuğu demekmiş, çocukken pina halk plajı vardı meğer anlamı buymuş. Onu da nasıl merak etmediysem?) dalgıçlar başka yere taşımış.

Projenin otoyol projelendirme kısmında hayvanların doğal yaşam alanlarına geçiş yapabilmesi için ekolojik üstgeçitler oluşturulmuş.

Otoyol civarı köylerin gürültüden korunması için ses bariyerleri konulmuş.

İpek Yolu Orta Koridor ile canlanıyor

Çanakkale Köprüsü açıldığından bu yana günlük araç geçiş sayısı, köprü ücreti pahalı mı değil mi, devlet taahhüt ettiği miktarı nasıl ödeyecek sorusunu duydum ama burası yakın gelecekte İpek Yolu’nun en önemli rotası olabilir mi sorusunu duymadım. Orta koridor hattının Avrupa Asya arasında bir ticaret yolu olarak Kuzey koridoruna göre hızlı ve ekonomik üstelik 2000 km daha kısa olduğunu öğrendim. Orta Koridor İpek Yolu gibi önemli bir ulaşım ağı olabilir mi dedim içimden. Doğru bir varsayım olmuş çünkü rastladım bu bilgilere de. Siz de merak ettiyseniz kısa açıklama burada.

Kızımızı gelin ettik…

Emek veren herkesin, devletin en başından şantiyedeki tüm ekibe kadar herkesin üzerine titrediği bir proje olmuş, hatta projede çalışanlar güzel kızımız demişler 1915 Çanakkale Köprüsü için. Şimdi artık hepimizin, hayırlı olsun. Yolları da birleştirsin, gönülleri de başka türlü kıymeti olmaz ki.

 

 

Sorular… Sorular

*Bu kadar yüksekte çalışmak herkesin harcı değil, işe alımlarda fobi testi var mı acaba? Yükseklik korkusu olan nasıl yapar?

*Kışın soğuk ve rüzgar, yazın da aşırı sıcaklar için bu kadar yüksekte ve uzun soluklu çalışmalarda ne yapılıyor?

*Covid sürecini tam bir izolesyon ve karantina ortamı kurarak sıfır vaka ile atlatmış projede çalışanlar. Ama hep aklımdan geçiyor, bu resmen mucize dedikleri bir olay yaşadılar mı acaba?

 

 

4 yorum
Write a comment