Kuzguncuk Bostanı

Kuzguncuk Bostanı

Kuzguncuk herkesin bildiği bir semt aslında, çünkü sevilen pek çok dizi bu sokaklarda çekilmiş. Ekmek Teknesi, Perihan Abla liste uzar gider. Boğaz tarafı, asırlık ağaçların gölgelediği çarşısı, kültür mozaiği, sıcak mahalle havası ile özel bir yer. Yolum düşerse sokaklarında yürümek, tepelerine çıkmak, sevimli eski İstanbul evlerini izlemek hoşuma gidiyor. Sevdiğim bir yeri de Kuzguncuk bostanı. Keşke İstanbul’da daha çok mahalle bostanı olsa diyerek notlarımı paylaşayım.

Kuzguncuk bostanı sırtını verdiği korulukla beraber kocaman yeşil bir bulut gibi. Güzel benzetme oldu çünkü nefes aldıran bir yer, ağaçlar da bulut gibi… 16.5 dönümlük sekili bir arazi, ovasında bostan, tepelerinde de ağaçlar var. Tarih boyu burası hep bostanlık arazi olmuş, Kuzguncuk sakinleri burayı korumak için hala mücadele veriyor, mahalle ruhu görev başında…

Kuzguncuk Bostanı’na kimler talip olmuş?

Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne bağlı araziyi 1990 yılında Mehmet Haberal kiralamış ve hastane yapmak istemiş (yeşil bir buluta yapılacak şey mi?) İzin çıkmamış özel okul yapalım demişler, (Niyetin rengi yeşil gelmedi bana) semt sakinleri eylemsel bir duruşla karşı çıkmış. Piknik, kadınlar günü gibi eylemler yapmışlar, seslerini duyurmuşlar.  Kuzguncuklular Derneği kooperatife dönüşüp talip olmak istiyor ama proje gerçekleşmiyor. 10 yıl kadar botanik bahçesi olduktan sonra Üsküdar Belediyesi geliyor. Kuzguncuk Bostanı halka açık tarım ve eğitim projesini Belediye Başkanı Hilmi Türkmen kabul ediyor ve semt sakinleri yeşil ve derin bir nefes alıyor.

Kuzguncuk bostanı

Bostanda yazlık sinema keyfi

Bostanda akşam hangi film var?

Kuzguncuk Bostanı 115 parsel, 50 parsel her yıl kura ile belirlenen semt sakinlerinin. Geri kalan kısmı ise sivil toplum kuruluşları, okul ve derneklere tahsis edilmiş. Bostan içinde parsellenmiş tarım alanları dışında, hobi ve meyve bahçeleri, mesire alanı, yürüyüş yolu, oyun alanı, tıbbi/aromatik bitki alanı, oyun parkı ve yazlık sinemanın da olduğu çim amfi de var. İster fotoğraftaki zeytin ağacının dibinden ister sekilere dizili kütüklere oturup yazlık sinema keyfi yapıyor Kuzguncuk ahalisi. Son yıllarda film listesinin onaylanması vs evrak işleri karışmış, eskisi kadar yoğun değilmiş sinema keyfi. Gerçi izlemediğimiz film mi kaldı, ama film bahane yazlık sinema şahane. Üstelik Yeşilçam klasiklerini bile sıraya koysalar izle izle bitmez. Yazlık sinema özlemimi çocuk ruhum ne ister başlığında yazmışım. Okuyun bak…

imrahor bostanı

bostanda çeşme başı

Yürüyüş yapmak isteyenler bostanın çevresinde ve koruluk içinde dolanabilir. Yürüyüş yolu boyunca oturma alanlarında ya da daha yukarılarda piknik yapan, kamp sandalyesine oturup kitap okuyan, kahve içip sohbet edenlere rastlamak mümkün. Aileler, çocuklar, gençler herkes bu mahalleden gibi uyumlu, açıkçası bu atmosfer hoş.

Üsküdar Belediyesi çok güzel bir projeye ve yerel mirasa sahip çıkıyor ancak, özellikle ağaçlık alanın ıslah edilmesi gerekli. Eskilerin dediğine göre, torbalarca ebegümeci, ısırgan, labada hatta hindiba toplardık düzenlemelerden sonra azalıp gitmiş. Belki geçirdiğimiz pandemi döneminin de etkisiyle bir önceki gelişimden daha bakımsız gördüm. Ne Kuzguncuklular ne de Üsküdar Belediyesi bostanın bozulmasına izin vermez eminim.

Kuzguncuk bostanı

Her şehit bir tohum gibi düşer, yeşerir.

Bastığın yerleri toprak diyerek geçme, tanı!

Kuzguncuk Bostanı’nda ağaç fidelerinde Türk bayraklı plakalar dikkatimi çekti, baktım şehitlerimizin adı var. Anladım ki burası küçük bir şehitlik, içim bir hoş oldu. Aslında her şehit bir tohum gibi düşer, yeşerir, ağaç olur, meyve verir hep yaşar. Işığın uygun olduğu bir yerden fotoğraf çekmek istedim. Nasibime Şehit Onur Ensar Ayanoğlu vardı. Kendime dedim ki hiç bir şey tesadüf değil, kimdir bu şehidimiz? Lütfen siz de okuyun.

Şehitlerimiz için dikilen ağaç fideleri arasında gezerken epey duygulandım, çünkü 19 mayıs gençlik bayramıydı, sokaktan istiklal marşı sesleri geliyordu. Halimin özeti ise bastığın yerleri toprak diyerek geçme, tanı!.. 

Şehitlerimizin ruhu şad olsun, bu fideleri dikenler sizden de Allah razı olsun. Vatan için ölmek de, şehidine sahip çıkmak da, bostanda bayrağa adını yazıp anmak da vatan sevgisine dair…

İmrahor bostanı

Çölde vaha, mahallede bostan..

Her mahalleye bir bostan…

Her mahalleye ol(a)masa da her ilçeye bir bostan olsun bari. Artık iş işten geçti biliyorum ama niyet önemli işte. İstanbul bostanlarının 1500 yıllık bir tarımsal kültür mirası olduğunu düşünürsek bir elin parmakları kadar bile yok. İmrahor Bostanı da Üsküdar’da tarihi Ayazma Camii’nin arkasına düşen bir lokasyonda, küçük ama toprakla haşır neşir olmak isteyenler için büyük şans.

İstanbul’da hobi bahçeleri var ama betonların gölgesinde ne yeşerir ki?

Write a comment